şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2022 Salı

KARİYERDE ROL MODELİN ÖNEMİ

 


Kariyer hayatımız boyunca kimimiz mesleği okulda öğrenirken, kimimiz de işi ustasından öğrenmeyi tercih ederiz. Her iki yöntemde de en önemli kriter rol modellerdir. Rol modellik ilk kez 1957 yılında kullanılmış olan rol model kavramı birisinin özellikle bazı davranışlarının başkası/başkaları tarafından taklit edilmesi olarak tanımlanmıştır (1). Koçluk ve Mentörlükle desteklenen rol modellik, kariyer yolculuğunda başarılı olmak isteyen bireylerin en çok tercih ettikleri yöntemdir. 

Rol model olarak kabul edilen bir kişinin gösterdiği, sergilediği davranış örnekleri kişi tarafından model  alınır ve taklit edilmeye başlanır. Rol modelleri örnek alan kişilerin düşünsel, duyuşsal ve davranışsal özellikleri, örnek alınan modelin gözlemlenmesinden sonra değişmektedir. Rol model kişiler, tüm hareketleri davranışları, tutumları gözleyenler tarafından yakından takip edilmektedir. Bir kişinin meslek alanındaki başarısı, davranışları, toplum tarafından çok tanınan biri
olması, takdir görmesi, ya da özel hayatındaki başarıları diğer insanlar tarafından rol modeli olarak benimsenmesinde etkili olabilmektedir.

Rol modeller kariyer yaşamında örnek alınan, modellenen kişilerdir. Bu nedenle mentör seçimi meslek tercihi kadar önemlidir. 2019 yılında Mersin'de 700 öğrenci arasında bir anket yapılmış, ankette öğrencilere örnek aldıkları rol modeller sorulmuştur. Öğrenciler medya ünlelerine birinci tercihlerinde % 46, ikinci tercihlerinde % 55,7, üçüncü tercihlerinde ise % 50,7 oranında öncelik vermişlerdir. Lise öğrencileri, aile bireylerini ilk tercihlerinde % 12,3, ikinci tercihlerinde % 8,9, üçüncü tercihlerinde % 5,6 oranında rol model olarak tercih ettiklerinin ifade etmişlerdir. Öğrenciler sonraki tercihlerinde % 5 ile % 3 oranında öğretmenlerini, bilim insanlarını, siyasetçileri tercih ettiklerini söylemişlerdir. Bu bilimsel çalışma bizlere lise öğrencilerinin rol model tercihlerinde medya starlarını tercih ettiklerini göstermektedir.(3)

Hal böyle olunca bize de konuyla ilgili bir şiir yazmak düştü. Rol Modelliği özetleyen bir şiir:

ASLAN İLE KARGA
Herkesin bir rol modeli vardır bu dünyada.
Kiminin aslandır, kiminin ki kara karga,
Örnek aldığı, modellediği kahramandan,
İbret alır, çabalar onun gibi olmaya,
Gayret gösterir çırağı gibi davranmaya,
Yön verir hem davranışına hem yaşamına,
Biri kral olmayı öğrenirken ormanda,
Kükremeye gürlemeye başlar zor da olsa,
Duruşuyla, bakışıyla ustadan bir kopya,
Vakurla dolaşır çayırda, kırda, bayırda,
Aslan taklidi yapar bir aslan olmasada.
Öteki hocası gibi hevesli durmaya,
Gördüğü her leşin, her pisliğin ortasında,
Ağzı burnu çamurlu, üstü başı kapkara
Bazen gününü gaklayarak, gırgır şamata,
Harcar zamanını dal üstünde bir ağaçta,
Karga taklidi yapar bir karga olmasada,
Ne hikmetse biri ağır başlı, oturur usulca,
Yeri gelince kükrer atlamaz her olaya,
Karga kılıklılar herşeye burun sokmaya,
Alışmış ne de olsa, ustası karga olunca.
Sen de belirle rol modelini, seç bir usta,
Çabala ve gayret et onun gibi olmaya,
Unutma ki; kimi seçersen seç, en sonunda,
Ustan gibi olacaksın, sakın yadırgama.

Serdar DUMANSIZ
30.01.2022

Kaynaklar:

(1) Connor M, Pokora J. Coaching and mentoring at work: developing effective practice. Open University Press,
2007.

(2) Bandura, A. (1969). Social learning theory of idendificatory processes. D.A. Goslin (Yay. Haz.)
Handbook of Socialization Theory and Research, içinde (ss. 213-262). Rand McNally
&Company, Chicago

(3) Mehmet Tahir Karaboğa, "Lise Öğrencilerinin Rol Model Tercihlerine İlişkin Bir Çalışma", Mersin Üniversitesi Eğitim Fakülkesi Dergisi, Sayı 15-2, 2019 s.365.


19 Mart 2020 Perşembe

BAŞINDA TACIN DA OLSA (ŞİİR)

Yine bir çizim ve buna bağlı bir şiir.
Çizdiğim resimdeki kuru kafa insanı, yılan ölümü, kuru kafanın üstündeki taç da insan dünyadaki  makam, mevki veya statüsünü gösterir.
Dünyada öyle insanlardır ki sahip oldukları makam, mevki, statü onlara diğer insanlara tepeden baktırır, hor gördürür. Bilmez ki; tüm makamların, ölümden sonra hiç bir kıymeti yoktur.
O zaman makam, mevki sahibi olduktan sonra bu gurur, bu kibir neden?

TACIN NEYE YARAR
Şu yalan, fani dünyada;
Ölüm ulaştıktan sonra,
Ne faydası olur sana,
Başında tacın da olsa.

Kırdığın gönüller çoksa,
Üç-beş iyiliğin de yoksa,
Dünya yıkılır başına,
Başında tacın da olsa.

Sakın kimseye hor bakma,
Arkandan beddua alma,
İyi davran garibana,
Başında tacın da olsa.

Herkes takabilir tacı,
Ateisti, deisti, hacısı,
Adaletin yoksa, ne acı!
Başında tacın da olsa.

Üç günlük fani hayatta,
Sarayda ol, ya da zindanda,
Bir çukurdayız sonunda,
Başında tacın da olsa.

Serdar diyor sözüm kime,
Önce bana sonra size,
Batır iğneyi önce kendine,
Başında tacın da olsa.

Serdar DUMANSIZ
13.04.2020

13 Kasım 2019 Çarşamba

DOLAP BEYGİRİ SENDROMU


"Sabah erken kalk, metroya bin, otobüse yetiş. İşyerine var. Yerine geç. Çalışmaya başla. Her zamanki rutin işleri yap. Mesai bitti. Otobüse yetiş, metroya bin. Eve gir. Yemeğini ye. Haberlere bak ve yataktasın. Ertesi gün, ertesi hafta, ay, yıl hep aynı, hep aynı..."

Okuduklarınız tanıdık mı geldi? Sizin de hayatınız böyle mi? Yaşamınızın tekdüze olduğunu düşündüğünüz ve hep aynı şeyleri yapmaktan sıkıldığınız oldu mu? O zaman siz de "Dolap Beygiri Sendromu" yaşıyorsunuz demektir?

Nedir ‘Dolap Beygiri’ Sendromu?

Anadoluda yüzyıllardır; buğdayı öğütmek veya bahçe, bostan vb. sulamak için kuyudan su çekmede kullanılan dolaplar olurdu. Bu dolap, aynı yerde dönüp durarak çarklı bir düzenle işler, bir atın yardımıyla çevirilirdi. Bu işi yapan ata "dolap beygiri" denirdi. Taşın dönmesini de bir at sağlar, bu at sağa sola bakmasın diye ya gözü bağlanır, ya da at gözlüğü takılırdı. “Dolap beygiri gibi dönüp durmak” deyimiyle güzel Türkçemize de girmiştir bu söz. Dönme dolaba sürelen atlar ya bu işi yaparken ölür, ya da çok yaşlandığı için bir kenara atılırdı. Aynı, günümüzün rutin çalışanları gibi. Saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca aynı işi yapmaktan usanmayan çalışanlar. Kimi yerde bir kasiyer, kimi yerde fabrika işçisi, kimi yerde bir gişe memuru... çoğaltın çoğaltabildiğiniz kadar, hepsi aynı grupta. Birinin bağı çözülse, yerine geçecek binlercesi sırada. Yeter ki dolap dönsün, döndükçe değirmencinin yüzü gülsün. Dolabı döndüren ne halde, kimin umurunda? Sonunda yıpranan, moralmen çöken, kariyer beklentisi buhar olup uçan, başka bir iş yapamaz hale gelen çalışan. Böyle olunca bir deyim olmaktan çıkıp, dönüşmüş acı bir sendroma. Adı da "Dolap Beygiri Sendromu". Peki var mı bu çaresi? Çaresi şiirde mi, anlayacaksın okuyunca...

DOLAP BEYGİRİ (şiir)

“Dolap Beygirisin” dediler,

Bir dolaba sürdüler,

Sabah akşam dönmeye,

Alıştım be Dostlarım!


Dolap beygiri olmak zordur,

Sıkıntısı, kahrı boldur,

Bir de işi yavaşlattın mı,

Sırtına vuran çoktur Dostlarım!


Baktım ki bu ortamdan,

Her zaman kârlı çıkan,

Ne hikmetse değirmenciyle,

Hasımlarımmış Dostlarım!


Birgün tak dedi canıma,

Aynı yerde dönüp durmaya,

Dolap beygiri gibi yaşamaya,

Usandım be Dostlarım!


Bu iş böyle gitmez,

Bir ömür boyu çekilmez,

Ben de değirmenci olmaya,

Karar verdim Dostlarım!


“Madem çok istiyorsun” dediler,

Sırtımdaki bağı çözdüler,

Değirmenci olmayı beklerken

Sütçü beygiri oldum Dostlarım!


Kaderde yazan olurmuş,

Başa gelen çekilirmiş,

Beygir olunca sırtına

Çıkan çok olurmuş Dostlarım!

Serdar DUMANSIZ

(13 Kasım 2019 tarihinde sabah 07:30'da metrobüsle işe giderken yazılmıştır.)